12 Şubat 2009 Perşembe

Kış geri geldi.

Evet arı dostları kış geri geldi görüldüğü gibi
sabah kalktığımızda görüntü çok güzeldi.
Bir gün önce hava durumunu söylediklerinde
şaşırmıştım ama şubat ayında normal bir durum bence.
Arılar salkım olduğundan fazla rahatsız etmiyorum,
biliyoruz ki salkım sallandığında veya salkım düştüğünde
arılar için hiç de iyi olmayan bir durum ortaya çıkıyor
hatta kolonilerin ölümüne sebeb oluyor.

Arıların bu soğuklarda fazla bal stoklarından
harçamadıklarını biliyoruz.
Bal stokları kovanda erken yumurtlama faliyetleri
başlaması için yapılan uygulamalardan sebebleniyor.
Bu konuya fazla deyinmek istemiyorum,
her arıcı doğru ve yanlışı kendisi bilir sanıyorum.
Gündüz ve gece sıcaklığı çok farklı olduğundan
bunu arılara yavru faliyeti başlamadan önce
belirtmemiz gerekli,arıya nasıl belirtiriz yavru
yapmamalarını kovan iç sıcaklığı ve dışarının
sıcaklığı yaklaşık aynı olursa arılar serin tutulan
kovan içinde doğal olarak yavru yapmaya başlamıyorlar.
Arıcı için en büyük tehlike yavru yapmış kovanın
tekrar salkıma girmesi.
Kullandığım kovanlarda dip tahtasında sinek teli
olmadığından,kovan giriş deliklerini sonuna kadar
açıyorum.
Fare tehlikesi olduğundan yükseklik sadece 7 mm
ama tam genişlikte açık yani 28 cm.
Böyle yaparsak neyi önlemiş oluyoruz
kovan içinde nem olmuyor olsada çok az miktarda
Ballı çıtalarımız küflenmiyor bu da arıların isal olmasını
önlüyor yani nosema,nosema bilindiği gibi genelde
baharda ortaya çıkıyor.
Ana arının yumurta atma zamanını geçiktiriyor.
Yeni aldığım katlı kovanlarda dip tahtası
resimlerini sizlere sunduğum gibi tamamen
sinek telli ve onun altında varroa çekmecesi
bulunuyor.
Kullandığım kovanlar Hohenheimer einfachbeute
ve çıta ölçüsü Zander.
Karlı hava hızla geri geldi.

Hava soğuktu zaten şimdi birde kar yağdı.

Karlı manzara.

Gezinirken karşıma bir gurup çıktı,
onlarda yürümeyi sevenlerden.


9 Şubat 2009 Pazartesi

Kütük kovan.

Selam arı dostları
Resim çok hoşuma gitti paylaşmak istedim.

7 Şubat 2009 Cumartesi

Kökten budama.

Havalar halen soğuk ve arılar da salkımda,
bahcedeki işlemize devam ediyoruz.
Bugün Elması güzel olmayan bir ağacı kekten budadım.
Resimdeki kütükten kovan olurmu bilmem,
şimdilik bir kenarda dursun.

Ağacın etrafını kazdım motor ile baya altdan kesmek için.

Ama fil bacağı gibi aşşaya indikce kalınlaşdı.


Bende kademeli kesmeye karar verdim.

Belki çok öneriler gelecek ama kök sökmek
o kadar da kolay değil,bende kökün toprağın altında
kalması için biraz kazdım.
Çimen biçerken rahatsız etmesin yeterki.
Resimlerin sıralaması olmamış,kazma ile çalışırken.
Kazma denilince kimseye bakmadım
ve aklıma hiç kimse gelmedi ona göre.
Önce ortadan ikiye bölüp oturak yapmayı düşündüm.

sonra vazgeçtim belki kütük kovan olur diye.

Çalı çırpı baya uğraştırıyor.

Yakmak için ve kuruması için odun dizildi.

Yine yanlış yerde resim,kökünü keserken
bu motorlara ağaç dayanmıyor durmak bilmiyor.

Evet Bahce işlerini çok sevdiğimden
ne kadar yorulduğumu eve gelince anladım
ama bana zevk veriyor önemli olan da bu benim için.

5 Şubat 2009 Perşembe

Meyve ağaçlarına bakım yapıldı.

Bugün bahcemizdeki büyük elma ağaçının bakımına
karar verdik uzun bir süre bu ağaç budanmıyordu.
Meyvesi rüzgardan genelde olgunlaşmadan yere düşüyordu.

Oğuzhan yerdeki dalların budamasını yaparken.

Yaşlı ağaçları belli bir yıldan sonra dallarını kısaltıp
seyrekleştiriyorum ve gençleştiriyorum.


Merdiven üstünde ağaç budarken.



31 Ocak 2009 Cumartesi

Kovan dip Tahtası


Katlı kovanlarımızın alt kısmı böyle görünüyor.


Varroa kontrolü için çekmece.

Kovanların dip tahtasının kata sabit olmaması çok avantajlı.

Kovan giriş tahtaları sabit olmayınca mevsime göre istenilen

genişliğe alınabiliyor.Arının bal zamanı Oğul çıkarmasının en

büyük sebeblerinden biride kovanda havasızlık güneş

altına bırakılan arılar kovanı terk edebilir.

Küçük bir koloni oluşturmak istediğiniz zaman çıtaları

ister kovanın sağına isterseniz soluna alabilirsiniz

ve bir tane daraltma tahtası olması gerekiyor.

Ama sabit kovan girişlerinde giriş ortada olunca

çıtaların iki tarafına daraltma tahtası gerekiyor.

Yukarda görünen kovan giriş tahtası sağa ve sola

çevirilebiliyor.

Bazı ufak tetaylar ile büyük sonuçlar alınabilir.

Hasat zamanında arıların getirdiği nektarı

Arılar kovan girişine zorla kovana girmeye çalışması

zaman kaybı bence.

Biz hasat zamanı kovan girişlerini tamamen açıyoruz,

arılar kolaylıkla kovana girip çıkabiliyorlar.


Arıcılıkta kovanların girişleri ( musluklar ) ve önemi.

Kovan girişleri yazın böyle tamamen açık kalıyor,
nektar akımı çok olduğundan arılarda yağmalama
olmuyor.
Kovan içine mükemmel taze hava giriyor,
balda rutubet doğal olarak daha çabuk azalıyor.
( Balda nem oranı % 18 olması gerekli )

Bu saç kışın kullanılıyor fare girmemesi için.

Transport için düşünülmüş saçta havalandırma delikleri.
Kovanın altı kalbur gibi açık olduğundan arılar
nakliyat edildiğinde yeterince hava alıyorlar altdan.

Fare için iyi bir önlem.



Kovan girişinde kullanılan tahta,
küçük tarafı devşirme tekniği ile ayrılan küçük
koloniler için,yağmalanma tehlikesi onlarda çok yüksek.

Sağ tarafındaki biraz geniş olan kısım Hasatdan sonra
doğada nektar akımı azalınca kullanılıyor,arılar haliyle
nektar bulamayınca komşu kovanları yokluyorlar,
girişte nöbetci arının savunacağı kadar kovan girişi
bırakılırsa kovan savunması daha başarılı oluyor.

Geniş bırakılırsa nöbetciler girişin her tarafına müdahale
edemiryorlar ve devamlı yanlardan yabancı arı giriyor,
ve zaman geçtikce yabancı arılar kolonisindeki arılara
nektar kaynağının yerini bildiriyor ve arılar birbirini
kırıyor.


Hasatdan sonra doğada nektar akımı azalınca
kovan girişleri bu kadar açılıyor.

Devşirme tekniği ile ayrılan bir kaç çıta arı için
bu kadar açılıyor kovan girişi.
Sadece devşirme ile sınırlayamayız tabiki,
söylemek istediğim zayıf arı kolonisi için ne kadar
az olursa giriş o kadar iyi olur.
Arıların kovanlarını savunacak kadar giriş olması
herzaman faydalıdır.
Kovan dip tahtasının altında Varroa çekmecesi
bulunuyor,çekmeceyi altında bırakırsak
günlük doğal varroa ölümlerini takip edebiliyoruz.
Günlük doğal Varroa ölümlerinden bilgi almak için
çekmeceyi kovan altına
sürdükten sonra 5 gün ile 10 gün arası bırakılıyor,
bu arada Varroa doğal olarak ölüyor çekmeceye düşüyor.
5 gün sonra Varroa miktarı sayılıyor
Varroa sayısı 5 güne bölünüyor
günlük varroa ölümü ortaya çıkıyor.
Bu günlük ölümler ile tahminen kovanda
ne kadar Varroa barındığı ortaya çıkıyor,
bu miktara göre erken önlem alma imkanı doğuyor.
Öbür yandan Arıların üstünde varroa görünce yada kovanda
kanatsız arı görünce arıcılar geç kalınmış olunuyor ve
Arıları kurtarma çabaları genelde boşuna oluyor.
Bütün arıcı dostlarımın Arıları sağlıklı ve bereketli olsun.
Selamlar saygılar.

30 Ocak 2009 Cuma

30.Ocak 2009 Arılığımdaki gözlemlerim.

Evet Almanyada havalar halen soğuk arılarda
dolayısıyla salkımdalar.
Gündüz öğlen vakti saat 13.00 ile 15.00 arası biraz
güneş çıkıyor ama fazla bir faydası olmuyor.
Önceki yazılarımda belirttiğim gibi Arılığım bana biraz
uzak 7 km onun için yakınlardan bir bahce arıyorum
hayırlısı bakalım.
Göründüğü gibi hava soğuk 6 C° derece.

Bahcemin durumu böyle.
Arılığımda sadece kovanların girişlerine baktım
ömrü biten arıların kovan girişlerini tıkamaması
için böyle küçük kontroller yapılmalı.
Bal stoklarını kontrol etmedim çünkü gerek duymadım.
Sonbaharda yaptığım besleme ne zamana kadar arılara
yeteceğini biliyorum.
Kontrolü dikkatli yapmamın zamanı Mart ve Nisan ayıdır
o zaman yavru faliyeti çoktan başlamıştır ve arılar
kötü hava şartlarından dolayı kovan dışına çıkamazlar ( yağmur )
stokladıkları balı tüketmeye başlarlar.
Kışın soğukta Arılar salkımdayken ayda 500 gr ile 1 kg
bal tüketirken Yavru faliyeti başlayınca ve kötü hava şartları
yağmurlu havalarda
bu miktar 3 kg ile 4 kg arasında değişiyor.
Bu durumda arının bal stoğu devamlı kontrol edilmeli.
Kovanlarda sıcaklık tutulabilmesi için gereken bal miktarı
arılar çoğaldıkca yükseliyor yavruların kovan iç sıcaklığı
35 C °derecede sabit tutmaları gereklidir
işci kış arılarının yavruların gelişmesi için.
Yavru bakımı ile başlayan kovan iç sıcaklığı
rutubete sebeb oluyor kovan girişlerini fare giremiyeceği
kadar alçak ama geniş tutunuz,
ama az çıtalı arı varsa yağmalanma tehlikesi
olursa kovan girişini dar tutunuz.

Kış stoğu olmayan arı dışarda fazla nektar olmadığından
zayıf kovanlarda kendilerini müdafa edemiyecek
kovanlara saldırır buna dikkat edilmeli.

Benim Arılığımdaki gözlemlerim bu kadar,
inşallah işinize yarar.

22 Ocak 2009 Perşembe

Çocukların çok sevdiği bal çeşidi krema haline getirilmiş bal.

Evet kış aylarında evde yapılacak arıcılık uğraşımlarında
balı çırparak elde edilen kremalı bal yapılışını anlatmaya
çalışayım.
Türkiyede bu kavanozu görünce arıcı arkadaşlar
kristalleşmiş bal zannediyor ama Almanyada
bu tür balın seveni çok Türkiyede de
sevileceğine inanıyorum.
Aslında sıvı balı kaba koyarkenki resim eksik
baldan başka hiç bir şey yok içinde
mikser ile karıştırılınca bu beyaz halini alıyor.
Taş gibi donuk bal değil yumuşak bal
işlemden sonrada yumuşak kalıyor.
Genelde çocuklar çok seviyor ama büyüklerde
yiyebilir tabiki.
Kremalı balın kıvamı daha koyu olduğu için
ekmek dilimi üzerinde akmadan durması
daha kolay oluyor.
Tadı daha hafif oluyor.

Kavanoza kremalı balı doldururken.

Beyaz renkte olması çırpılmaktan oluyor.

Kıvamı uzun bir süre böyle kalabiliyor.

Fiyatı ayrı bir işlem gördüğü için normal baldan
daha pahalıya satılıyor.


Benim şahsen çok hoşuma gidiyor.

Yapılışını şöyle anlatayım:
Balın miktarını istediğiniz kadar yapabilirsiniz.
İster 1 kilo isterseniz daha fazla genelde 20 kiloluk
plastik kovalarda yapıyorlar.
Mutfak mikseri en düşük devirde olacak
ağır ağır karıştıracaksınız.
Hızlı çırpılmıyacak yoksa köpürüyor.
Ağır devirde günlük 5 dakika karıştırılacak
sonra dinlenmeye bırakılacak
ertesi gün üstünde hafif kabarcıklar oluşuyor
ve tekrar 5 dakika karıştırılacak,
bu işlemi istenilen kıvama göre yapılacak
genelde 3 gün sürüyor.
Ben bir günde hızlı devirle yapıyım derseniz
hata yapmış olursunuz.
Taze yeni hasat balından yapıldığı gibi
sonra da yapılabilir.
Kıvamını ben böyle seviyorum.

Çok tercih edilen krema olmuş bal.
Normal sıvı balı 3 defa 5 dakika çırparsanız
böyle beyaz renkte oluyor,
krema bal deniyor ama içinde krema yok tabiki
sadece beyaz rengi kremayı andırıyor.


Çok ağır devirde acele edilmeden yapılırsa
mükemmel oluyor.
Kişilerin değişik tatda bal tüketmeleri
için Arıcılar müşterilerinin isteği üzere
böyle bal hazırlıyorlar.
Burada kavanozlarda görünen beyaz balın hikayesi böyle
bal sertleşmemiş ve şekerleşmemiştir.
Denemenizi tavsiye ederim
umarım beğenirsiniz.