15 Mart 2012 Perşembe

Arılarımız`da bahar sevinci,polen taşıyan işci arıları gördüğümüzde kolonide yavru faliyetlerinin bütün hızıyla başladığını görüyoruz ve okul yıllarından arkadaşımı ziyaret ettim...

Selam arı dostları,
Bahar havası alıyoruz artık,doğa uyanmaya başladı
aynı zamanda tabiki arılarımız,yukarıdaki tek katlı kovanlar
Manfred`in geçen sene hazırladığı suni bölmeler.


Havaların düzelmesiyle birlikte yukarıdaki arkadaşım Manfred`i
aradım ve kendisini ziyarete geleceğimi söyledim,evinde biraz sohbet ettikten sonra Manfred`in arılığına bakmaya gittik.

Biz Manfred ile yaklaşık 30 yıldır tanışıyoruz,
yani okul arkadaşım,kendisi arıcılık yapıyor,tavukları tavşanları var
ve eski Alman Traktörlerini restore ediyor.



seyyar arı taşımak için yapılmış bir römork,





bu resimler sizlere neyi anımsatıyor,




bahar tam olarak gelmedi tabiki ama öğlen vakti güneşe
çıktığımızda içimiz biraz ısınıyor.

Uzun süren soğuk havalardan sonra sıcak hava arılarımıza yaradığı gibi bizlerede yarıyor.





polen taşıyan işci arılar,



gündüz ve gece hava sıcaklık farkı daha büyük olduğundan ve
kolonilerde doğada nektar akımı olmadığından kolonilerde yağmalama tehlikesi oluyor.

Onun için kovan girişleri halen dar tutuluyor,fareler için takılan 
tel şimdiden sonra kullanılmıyor ama resimde de göründüğü gibi
dar ve alçak tutuluyor.



işci arılar,



kış aylarının soğuk havasına meydan okuyan sağlıklı arılar,



arılıklarımızda sehba düzeni yaklaşık 
her yerde aynı ve çok kullanışlı,



kovan musluklarıda değişik genişlikte ayarlanabiliyor,
ahşap musluğu çevirdiğimizde ayrı bir kovan girişi genişliği
oluyor.



söğüt ağaçlarının çicekleri açmak üzereler,


gri renkte olan püsküller daha çicek açmamış olanları,
sarı renkte olanlar ise söğüt ağacının çicek açmış 
olan püskülleri.



arılar polen ihtiyaçlarını bu püsküllerden gideriyorlar,



ilk polen kaynağı ise fındık püskülleri,
söğüt ağacı fındıktan sonra geliyor.



fındık püskülleri,


Arıcıların konusu arı olduğundan dostum Manfred ile biraz 
sohbet etmiş olduk,arılar ile güzel bir gün geçirmiş olduk.

Bütün arıcı dostlarıma hayırlı sezonlar diliyorum,

Selamlar Saygılar.

8 Mart 2012 Perşembe

Arıcılık çok güzel bir meslek...

Selam arı dostları,
Hava şartlarımız yine kötüleşti,bu yıl fazla kar görmediğimiz halde
çok ama çok soğuk oldu.Geçen hafta hava şartları biraz iyi olur gibi olsada Mart ayındayız yani halen kış mevsimi devam ediyor,donuyoruz.

Kışın boş zamanlarımızı değerlendirmek  amaçlı arıcılık için sezon hazırlıkları yapmaktayız,bunlardan bazıları temel petek kalıbında temel petek dökme işlemi vardı onu bitirdim.

Tekrar arı mumu temel peteklere dönüştürebilmek için kararmış
eski petekleri eritiyorum,ne kadar eski petekleri saklamaya 
çalışılsa da  mum kurdundan kurtuluş yok gibi bir şey.

Mum kurtlarının sevdiği petek görüntüsü ise şöyle ,yavru üretilmiş Larva dışkısını bırakmış sonra pupa zamanında peteğe ince zar bırakarak her seferinde petek gözlerini daralttıkca kararan
birazda polen olursa mum kurdunun deymeyin keyfine.


Yani yavru çıkmış petekleri çok seviyorlar,saklamaya değermi yoksa
hemen kararmış arı mumlarını eriterek tekrar kulanmak 
için faydası olurmu onu herkez kendi bilir,ben şahsen riske gitmeden
karamış petekleri eritilmesi taraftarıyım.

Arılarımızın her sene yeni mum kabartması bence daha ekonomik,
çünkü arılarımızda bahar ile birlikte gelen yavru alanı yenileme istekleri doğuyor bunu karşılamak içinde yeni petek kabartmaları gerekiyor.

Yeni mum kabarttırdığımzda hastalıklar uzak kalacaktır ve
kovanlarımız daha hijyenik olacaktır,böylelikle ürettiğimiz 
doğal bal yeni örülmüş peteklerde kalite seviyesini yükseklere
çıkaracaktır.






kardelen çiçekleri ve doğal arı mumu,

Ceviz ağacı aşı denemelerim devam ediyor,
bahcemizde yabani kuşların ve sincapların bıraktığı cevizler
nerdeyse büyük ağaç oldular ama aşı olmadıkları için nasıl bir
ceviz çıkacağını bilemiyoruz.

Bahcemizde bulunan büyük ceviz ağacından taşınmış 
olabilir diye düşünüyorum.

Resim de görünen ceviz ağacının gövdesine daha net bakar isek
ortasın daki daireler ile küçük ağacın yaşını belirleyebiliyoruz,
ben kendim altı adet daire görebildim yani küçük ağaç
altı senelik ve yaşında.

Ceviz ağacı aşısını ilk defa yaptığım için tutma oranı ne kadar olur şimdiden bilemiyorum ama inşallah hepsi tutarlar.

Yukarıdaki resimde kullandığım aşı tekniği görünüyor,
kabuk altı aşısı yapmış oluyorum ve kabuğun tek tarafını kaldırıyorum,aşı kaleminde ise 90 derecelik bir kesim daha yapıyorum.


90 derece kesim böyle görünüyor,
ziyaret ettiğim aşı seminarında meyve ağaçlarında aynı
şekil gösterildi ve çok başarılı diye açıklandı,onun için
ismini geliştirilmiş kabuk altı aşısı deniyor.


Eğer Ceviz ağacı kesildiğinde fazla acı suyundan bırakıyor ise
bu acı suyunun tamamen akması gerekiyormuş,
onun için büyük ağaç gövdelerinde aşı yapılacağından büyüklüğüne göre bir günden 10 gün öncesi kesilmesi gerekiyormuş acı suyu
akması için.


Acı suyu akar iken aşı yapıldığında aşı tutmuyormuş onun için
acı suyunun tamamen akması şartmış ondan sonra aşı yapılabilirmiş.


Aşı yöntemleri ve teknikleri o kadar çok ki zamanla hepsinden
gösterme şansımız olur inşallah.


Not olarak : Acı suyunu yazmayı unutmuşum 
onuda şimdi eklemiş oldum,çünkü çok önemliydi.


Bu konuda bilgi paylaşımı amaçlı Fatih kardeşimiz 
Mirili Fatih`in Bloğu
bizlere kendi blogunda daha ayrıntılı bilgi verecek,şimdi den
kendisine teşekkür ediyorum.





aşının son hali resimde göründüğü gibi,
sol tarafda duran kabuk kaldırılmıyor yanlızca sağ kısım
kaldırılıyor ve 90 derece yaptığımız kesim kaldırılmayan kabuğa
dayanıyor ve böylelikle daha çok kambiyum teması sağlanmış oluyor.

bir başka açıdan bakılır ise ana gövde de fazla yara açılmıyor
ve anaç ile aşı kalemi arasında kambiyum dokuları güzel temas ediyor.

aşı sıkıca sarıldı,

daha hiç uygulamadığım bir yöntemi ceviz ağacında denedim,
çünkü aşılarımı hiç böyle sarmamıştım.

Esen rüzgarların ve soğukların tekrar gelebileceği için aşı olan kısmı kurumaması için ve soğuklardan korunması için böyle yapılıyormuş.
Sanal alemin faydalı yanı işte bu bilgi ister yazı olsun isterse video çekimi olsun herşey kolayca görünüyor ve anlaşılıyor bu yüzden
sanal ortama bilgisini esirgemeyen bütün doğa dostlarına
teşekkürlerimi bir borç bilirim.


bu resimlerde yapılan aşı tekniği ise kış aylarında yapılan
ve ağaç kabuğunun kalkmadığı bir zaman da yapılan bir teknik.

Aralık ayının ortalarında başlayarak don tutmamış bir gün
bir veya iki yaşındaki küçük ceviz ağaçları suyu köküne geri çekildiğinde yerinden sökülüyor ve saksılara dikiliyor.

Evimizin bir köşesinde 20 C°derece ile 28 C°derece arasında
olan bir yere saksıyı koyuyoruz.


Küçük ağaç tabiki sıcak ve nemli ( nem oranı  % 80 ) 
ortamda üç hafta sonra bahar geldi diye
kökünden suyu yukarı doğru yürüyor ve tomurcukları
yeşillenmeye başlıyor,bu durum belirlendiğinde aşı zamanı gelmiş
oluyor ve kopulasyon tekniği ile aşı yapılıyor.



böyle işlerde arı mumu çok işimize yarıyor,
erittiğim arı mumunu aşı üstüne sürdüğümde hemen donuyor
ve aşıda hiç bir şekilde nem kaybı olmuyor hatta aşı güzel korunuyor.

Kısmet olur da aşılar tutar ise tomucuklar patlamaya başladığında
arı mumu zaten yumuşak olduğundan tomurcuklar aralayıp çıkabiliyorlar.

değişik yöntemde aşılar yapıldıktan sonra 
küçük ağaçlar yine saksıya dikiliyor ve üç hafta sonra tutduklarını
inşallah burada gösterebilirim.


Tutmayan olursa da yine nedenlerini birlikte araştırabiliriz.


şimdi donuyoruz ama bir kaç gün önce arılar 
böyle polen topluyorlardı,
arıları çalışırlarken seyretmesi ve vızıltılarını dinlemesi  çok güzeldi.


kardelen çiçekleri çok güzel görünüyorlar.


kardelen çiçekleri,




işci arı çalışırken,


arılarım soğuklar dan kutulamadılar öğlen vakti biraz güneş
göründüğünde hava sıcaklığı biraz olsun ısınıyor ve arılar da hemen
dışarı çıkıp polen ve su ihtiyaçlarını gideriyorlar.


Öncede belirttiğim gibi yukarıdaki resimler bir kaç günlük şimdi ise
hava çok soğudu donuyoruz,arılarımda haliyle dışarı çıkmıyorlar.


maşallah iyi çalıştılar o gün,hava şartları iyi olmasada
yaşam savaşı onları doğru yönde gitmelerini sağlıyor.

Bütün arı dostlarına kayıpsız bir kış diliyorum,
her şey gönlünüzce olsun.


Selamlar saygılar.


29 Şubat 2012 Çarşamba

29 Şubat 2012 - dört senede bir gelen özel bir gün...

Selam arı dostları,
Haberimin başlağında da yazdığım gibi bügün özel bir gün çünkü 29 Şubat dört yılda bir geliyor,
resimlerde göründüğü gibi söğüt ağaçları daha çicek açmadılar,bu söğüt ağaçlarının iki cinsi varmış,
erkek olanlarda çicek olmazmış sadece yaprak olurmuş,dişi söğüt ağaçlarında ise resimde göründüğü
gibi püskülleri olurmuş ve sarı çicek açarmış.

Tabiki sanalda bazı yerlerden okuduğum bilgiler kadarıyla bunları yazıyorum ne kadarı doğru tam olarak bilmiyorum,tek bildiğim bazı söğüt ağaçları böyle püsküllü sarı çicek açmadığıdır.

Arılıkların yakınında böyle sarı püsküllü çicek açan söğüt ağaçları bence çok sayıda olmalı,
baharda koloniler yavru bakımında gereken polen ihtiyaçlarını bu söğüt ağaçlarından rahatlıkla
karşılayabiliyorlar.



söğüt ağaçlarını çoğaltmak çok kolay,ister bir vazo suyun içinde köklendirebilirsiniz
 istersenizde direk toprağa dikebilirsiniz çabuk kök salan bir bitki 
olduğundan bahar yağmurları kök salmasını hızlandıracaktır.




Doğal sepet çantalarda kullanılan söğütler,plastik çantalardan daha güzel bence
doğaya ise hiç bir şekilde kalıntı bırakmıyor ortalığı kirletmiyor.

Ayrıca trakya bölgesinde arı dostlarımızın yaptıkları sepet kovanlar ise harika görünüyorlar,
ne kadar nostalji olsada halen zevkle kullanılıyor çünkü çok doğal.



mutlu tavuklar,



yaz kış dışarıda doğada geziniyorlar,



sağlıklı oldukları tüylerinden belli oluyor maşallah,



arılarım ise öğlenleri biraz güneşli geçerse dışarı çıkıyorlar yok iyi değil hava kapalı ise kovan içindeler dışarı çıkmıyorlar sadece bir kaç adet su alan arılar çıkıyorlar,
doğada şu an fazla açan çicek yok,sadece fındık püskülü var,söğütler ise biraz daha havalar iyi olur ise
açacaklar kolonilerin büyüme istekleride böylelikle başlamış olacak.

Bütün arı dostlarına Selamlar Saygılar.