13 Aralık 2012 Perşembe

Aralık 2012 - Mutlu Tavuklar ve Koyunlar - Kış arılarının önemi...


Selam arı dostları,
Hava sıcaklığı kuru ayaz olduğundan -12 C° ile -9 C°derece arası değişiyor,bazen kar yağıyor bazende fırtınalı geçiyor günümüz.
Kovanlarımızı sehbaların üzerlerinde sabitleyerek rüzgardan 
koruyoruz ve arıları rahatsız edebilecek durumlardan koruyoruz
bu çok önemli.

Bizim buralarda ayrıca bir arı düşmanımız daha var o da
ağaçkakan kuşu,kovanları delik deşik ediyor ve kolonilere
büyük zarar veriyor,korunma altında olduğundan bizler arıcı olarak
ancak kovanlarımızı korumaktan başka çaremiz kalmıyor.


resimdeki mutlu tavuklar yaşantılarından memnunlar
yaz kış dışarıdalar,baya organik yaşıyorlar.


günler baya kısa olsada finali 21 Aralık`ta yaşayacağız gibi görünüyor çünkü Dünya o gün batmaz ise yılın en uzun gecesi olacak.


Her canlının yeni enerjiye ihtiyacı olduğu gibi bitkilerinde
yeni enerjiye ihtiyaçları oluyor ve enerji stoklaması için dinlenmesi gerekiyor bunuda ancak kışın yapabiliyorlar.


Kış ayları biz arıcılar için çok sakin geçiyor,
ama boş durmamak gerekli,yapılacak bir sürü işimiz var
mesela çerçevelerimizi hazırlayabiliz,telleri takılmadıysa takabiliriz
tel germe işini çerçevelere klavuz petek takar iken gerdirmek daha mantıklı olduğundan fazla gerdirmeye gerek yok.


Kışın katlarımızı,kovanlarımızı tamir edebilirizki bahara ballıkları
problemsiz kullanabilelim,arıcılığın zaten en güzel yanı bahara
çıkan kolonilerin büyümelerini izlemek.


doğanın tekrar regenire olması çok önemli,
elma ağaçının üstünde kalan elmalar doğadaki kuşların ve diğer
canlıların besin kaynağı olarak bırakılmış,yani sevab
kazanmak isteyenlere duyurulur.


kış elması,


koyun sürüsü,


hep aynı yerde otlamıyorlar tabiki,
yerleri her gün değiştiriliyor.


Mart ayında veya daha erken doğum yapacaklar gibi görünüyorlar,
çünkü nerdeyse hepsi hamile.


büyük şehirlerde böyle koyun sürüsü görmek çok ilginç gelebilir
ama buradaki insanlar yeşil alan olarak bıraktıkları yerleri
böyle yeşil alan olarak bırakıyorlar ve bu durum yüz yıllarca
devam edebiliyor ayrıca beton yığınından bıkmayanda yok sanırım aramızda.

Değerli arı ve doğa dostları,
Bloğumda paylaştığım resimlerin hepsini kendim severek çekiyorum,benim için resimlerim amatörce olsada bir şekilde resim çekmek çok hoşuma gidiyor,bu yüzden karşıma mutlu ne varsa
resmini çekiyorum :)
inşallah çektiğim resimler hoşunuza gidiyordur.

ve ayrıca !!!

Kaynak ve İsmimi belirtmeden resimlerimi kullananlarıda buradan kınıyorum,emeğe saygı duyulmuyor ne yazıkki.


Bütün arı dostlarına,
Selamlar Saygılar.







7 Aralık 2012 Cuma

Arıcılık ve Aralık 2012 yılın son ayı yapılması gerekenler...


Selam arı dostları,
Yılın son ayına girmiş oluyoruz,hava şartlarımız soğuk ve karlı geçiyor.
Arılarımızda yapabileceğimiz yılın son Varroa mücadelesi olarak
% 3.5 Oksalik asit sıvı solüsyon damlatma uygulaması olduğundan hava şartları müsade ettiği bir vakit bir kerelik yapılabilir,
çünkü bu son Varroa mücadelemizde kolonilerde kapalı yavru
olmaması gerekiyor.
Eğer kapalı yavru petek gözleri var ise yaptığınız uygulamanın
başarı yüzdesi baya düşer,yani işe yaramaz.

Bu yüzden yavru bakımı bitmiş ve son kapalı yavrular çıktığına 
emin olduğunuz bir zaman Oksalik asit uygulaması başarı gösterir.
Ayrıca,kovanları açtığımızda yağmur veya aşırı rüzgar ve fırtına olmamasına dikkat ediniz.


Doğru Varroa mücadelesinde başarı sonuçları,yaptığınız mücadele sayısına göre değil,doğru zamanda doğru uygulamayı az miktarda yaparak tesirli sonuçlar almak gerekir.

Oksalik asit buhar ile mücadelesini düşünür isek,yavru faliyeti kolonilerin bitmemiş ve bu durumda durmadan asit buharı yaptığınızda arılarınıza faydasından daha çok zarar verecektir
ama zamanında efektif bir uygulama yaptığınızda
bir uygulama ile başarılı olacaktır.

Ülkemizde ve burada yani yurt dışında yasaklanan Varroa
mücadele yöntemlerine uyulmasını tavsiye ediyorum.

Arıcılıkta Antibiotik kullanılması yasaktır ve sağlığa zararlıdır,
Lütfen kurallara uyunuz,uymayanları ikaz ediniz.



Kovanlarımın girişleri kar ile kapandığında öylece bırakıyorum,
hiç bir şekilde müdahale etmiyorum,çünkü tabanların altlarında
kovan içi hava alabilecek şekilde yapılmış.


kovan altındaki temiz hava delikleri sayasinde kovan içi hava sirkulasyonu problemleri olmayacak.


diğer termo kovanlarım ise yerden zaten uzaklar ve girişleri
devamlı açık bırakılıyor,taban delikleri ise devamlı açık kalıyor.


kar yağışı halen devam ediyor,
yakında kovanların kar ile kaplandığı günleride görebiliriz inşallah.



çileklerin yaprakları kırmızımsı bir renk tonu aldı,
görünüşü her zamanki gibi harika.

% 3.5 Oksalik asit solüsyonu hazırlanışı bloğumun
sol tarafında anlatılıyor,isteyenler buradaki tarife göre solüsyon
hazırlayabilirler.


Bütün arı dostlarına,
Selamlar Saygılar.





29 Kasım 2012 Perşembe

Selam arı dostları,havalar soğudu arılarımız salkıma girdiler çok şükür...


Selam arı dostları,
Mevsim gereği artık hava şartlarımız baya soğudu,arılarımız
dinlenmeleri için ve yeni sezona dinç bir şekilde başlamaları için 
salkım oluşturmuşlardır.

Salkımın sık ve arıların miktarı çok olması koloniler için büyük önlem taşır,kolonideki arı miktarı ne kadar büyük olursa o kadar kolay kışı geçirirler ve salkımın ısınma enerjisi daha az olur,
böylelikle kışın stok bal tüketimi daha az olur.

Koloniler şimdiden sonra rahatsız edilmemeleri gerekiyor,
bunu buranın soğuk hava şartları için söylüyorum,kolonileri
devamlı rahatsız ettiğinizde daha çok enerji harcıyarak kış besinlerini daha çabuk bitireceklerdir ve koloni içinde sıcaklığı
sağlayabilmeleri için daha çok titreyerek ısı oluşturacaklardır ve
ömürleri uçmadıkları halde erken bitecektir bu yüzden
doğal şartlarda olduğu gibi hiç kimse kolonileri rahatsız etmediği gibi bizlerinde arılarımızı rahatsız etmememiz gerekiyor.




bulunduğumuz bölge rakımı yüksek olduğu halde daha yüksek
olan alp dağlarının eteklerinde kar görebiliyoruz.

Hava sıcaklığı gündüzleri 2 C°derece ve geceleri - 1 C° ile
- 4 C° derece arasındadır.



yeşilliğini hiç kaybetmeyen çam ağaçlarının ise benim için
ayrı bir değeri vardır.

Arılarımı uçuş olmadığı için resimlerinide çekemedim,
artık soğukların başlamasıyla birlikte arılarımda kış tatiline
girmiş oldular.

Bütün arı dostlarının arıları sağlıklı bir şekilde
kışı kayıpsız geçirmeleri dileklerimle,hoşcakalın.

Selamlar Saygılar.





24 Kasım 2012 Cumartesi

Aşure günü...

Selam arı dostları,
Her sene olduğu gibi bu senede aşuremizi 
yapıp dağıttık,çok şükür.

Tabiki komşularımızda bize yaptıkları 
lezzetli aşurelerinden getirdiler,
Allah c.c aşure dağıtanların dualarını kabul eder inşallah.



aşure yapımında bir çok güzel tarifeler olsada biz annemin 
tarifine göre yapıyoruz,





çocuklara küçük,
büyüklere ise büyük porsiyon veriliyor :)



hava sıcaklığı öğlene doğru biraz düzelince,
arılarımda az da olsa biraz uçma imkanı buldular,
onları uçarlarken seyretmek çok güzeldi.





aynı erken baharda olduğu gibi,
uzun bir süre kovanda hapis kaldıktan sonra kovanlarından çıkan arılar gibiydiler.




2 numaralı ana arının kovan girişi,
yeni sehbalar yapma kararı aldım nasıl olsa kış ayları
bizlere uğraşım lazım,çerçeveleri hazırlarım
teli yoksa tel takarım ama temel petek takılmaz 
onlar için daha erken.






termo kovanlarımı uzun zamandır açmadım,
zaten bu vakitden sonra fazla bir şey yapılmaz kolonilerde,
rahatsız etmemek daha önemli şimdilik.


sonbaharı bütün güzelliği ile yaşıyoruz,


karnıbahar turşusunu çok sevdiğimden,
birazda karnıbahar turşusu yapıldı.

Bütün arı dostlarına,
Selamlar Saygılar.





18 Kasım 2012 Pazar

Pes yani 2



Selam arı dostları,
Mevsim gereği sonbaharı yaşıyoruz ama erken yağan kar yağışını bile görmüş olduk,ilk kar yağışı biraz erken oldu diyebilirim çünkü normal şartlarda ağaçlar yapraklarını dökerler ve sonrada soğuklar
baya ilerler ve kar yağar.

Bizde nasıl oldu ağaçlar yaprak dökmeden soğudu ve bir de baktık
lapa lapa kar yağıyor,iyiki kar çok durmadan eridi gitti.

Şimdi ise pes yani detirtecek olay oldu,
karın altında kalan fazelya çiçekleri tekrar açmaya başladılar
demekki donmamışlar,pes yani dediğimede bakmayın aslında
sevindim.

Arılar için en iyisi aslında soğukların hiç kesilmeden devam etmesidir,soğuklardan dolayı salkıma giren koloniler hem daha az
besin tüketirler hemde yavru bakım faliyetleri erken biter.

yavru bakımı bir süreliğine erken biten kolonilerin gereken
Varroa mücadeleside erken başlatılır ve güzel sonuçlar alınır,
böylelikle bahar gelincede sağlıklı bir şekilde tekrar çoğalmaya
başlayarak eksilen miktarlarını eşitlerler.

Genelde aynı yıl üretilen genç ana arıların 
yumurta atışları diğerlerinden uzun sürer ve varroa mücadelesi 
haliyle geç zamanlarda yapılması gerekir.

Fakat en önemli nokta ise kolonilerin yavru bakımı mutlaka bitmesi
gereklidir.

Yoksa yavru faliyeti bitmemiş bir koloniye
istediğiniz kadar Oksalik asit dumanı yapın hiç bir işe yaramaz,
neden yaramaz derseniz bu konuyu aslında öncede belirttim
Oksalik asit kapalı yavru gözlerinde tesirini gösteremez,
yavru olduğunda isterseniz peş peşe 10 defa yapınız işe yaramaz
fakat kolonide ilk soğuklardan dolayı yeni yavru faliyeti bitirilir burası çok önemli şimdi bu zamandan sonra 21 gün bekleyeceksiniz 
son kapalı yavrularda dünyaya geldiklerinde Oksalik asit mücadelesini yapabilirsiniz bu zamanlama Oksalik asit ile Varroa
mücadelesinde çok önemlidir.

Kolonilerde kapalı yavru olmayan  bir zamanı iyi ayarlayarak
bir kere varroa mücadelesi yapmanız her zaman
daha isabetli olacaktır.




hardal çiçekleride donmamışlar,


tarlaların verimli olması için yeşil gübre olarak ekilen
fazelya ve hardal bitkileri genelde sonbahar ayları ekiliyor.

Daha sonra bitkinin gövdesi yeşillendiğinde hatta çiçek
açtığında bitkiyi toprağa karıştırıyorlar,bitki tohum oluşturamadığı
içinde topraktan yeni bitki çıkamıyor ve gelecek sene
istenen sebze ekiliyor.

Ben arıcı olarak isterdim ki,
arılar için çok önemli olan bu bitkileri biraz daha erken ekselerdi
daha iyi olurdu,çünkü nektar ve polen verimi bu bitkilerde
çok güzel oluyor.


yine pes yani detirtecek bir olay daha,
ağaçkakan kuşları kovanlarıma zarar vermesin diye aldığım önlem
havaların soğuması ile birlikte iyi bir düşünceydi aslında,ama

kolonilerim artık salkıma girmişlerdir düşüncesiyle üstlerine
ağ germiştim,bugün hava sıcaklığı biraz iyi olunca arılarda
uçmaya başladılar hatta resimde göründüğü gibi
polen bile taşıyorlar.


arılarımı biraz izledikten sonra,
üstlerindeki ağ hiç bir şekilde onların kovana giriş çıkışlarını
engellemidiğini gördüm yoksa önlerindeki ağı kovan üstüne doğru açarak önlem alacaktım ama gerek kalmadı.

Arıcıların devamlı arılıklarını gözetlemeleri bu yüzden çok önemlidir,kışın ağaçlardan kovana sürten bir dal parçası bile
kolonilerin sönmesine sebeb olabiliyor çünkü devamlı
rahatsız edilen koloni aşırı enerji harcar ve ömürleri
erken biter.


Doğa ve mevsim şartları bizleri devamlı şaşırtıyor
yine pes yani demememiz dileklerimle.


Selamlar Saygılar.



15 Kasım 2012 Perşembe

Pes yani...


Selam arı dostları,
Mevsim sonbahar,hava durumu gündüz + 4 C° derece nemli bir soğukluk var.

İlk yağan karın ardından tekrar hava sıcaklığı normale döndü ve
öğlen vakitleri biraz olsun güneş yüzünü görmüş olduk,arılarımda
tekrar uçarak midelerini boşalttılar.

Çünkü bilindiği gibi arı salkıma girdiğinde tuvalet ihtiyaçlarını
3 ay boyunca bazen ara verebiliyorlar -


bizim buralarda büyük problem olan ağaçkakanlara
karşı önlem almamız gerekiyor.

Geçen sene soğuklar başladığında,kovanlarımın üstlerini örtmeye bir kaç gün geç kaldığım için bir iki kovanım ağaçkakan kuşu tarafından delik deşik edilmişti.

Bu sene ise kovan üstlerini kar yağmadan bir gün önce örtmüştüm
tekrar havalar yumuşayınca arılarım uçarlarken takılmasınlar diye sadece ön kısmını tekrar kaldırmıştım.


şimdi ise hava şartlarımız baya soğuk,
arıların bir kaç gündür uçmadıklarını gördüm,
belkide tam zamanı deyip
ağaçkakan kuşuna karşı aldığım ağı kovanlarımın üstüne
gerdim.

Ağaşkakan kuşları çokta akıllılar,
kovanların neresinden delik açacaklarını iyi biliyorlar
çünkü arı salkımı bazen sol tarafta bazen de sağ tarafta olabiliyor
bu yüzden açtığı delikler mutlaka salkıma yakın açılıyor,
hatta bazen salkım ortada olunca ortadan delik açıyor.

Doğada yiyecek bulamayan kuşlar için kovanların içindeki
canlı arılar tabiki kolay yem onlar için ama bizlere verdiği maddi
zarar daha büyük oluyor.


her sene olduğu gibi ben önlemimi aldım,
gerisini ağaçkakan kuşu düşünsün.



Bütün arı dostlarına Selamlar,Saygılar.




8 Kasım 2012 Perşembe

Mutlu Keçiler...


Selam arı dostları,
Doğa ve Hayvan sevgisi bu kadar mı olur demeyin,
mutlu tavuklardan sonra şimdi bir de mutlu keçiler çıkıverdi ortaya.

Şaka bir yana günümüzde mümkün olduğu kadar kendin üret kendin ye düşüncesiyle haraket etmek gerekiyor,imkanlarımız tabiki
müsade ederse.

Geçenlerde hani bir elma suyu sıkma,arılar ve çocukların keçileri
sevme festivalimiz vardı oradaki keçi besleyen arkadaşımız meğer
eskiden tanıdığım biriymiş,kendisiyle orada biraz sohbet ettikten sonra bir gün keçilerine bakmaya gelirim demiştim ve o gün
bugündü.


keçiler elektrikli telin içinde kalıyorlar ve
bahçesini biçemeyen yaşlı insanlara servis olarak keçi bırakılıyor
çimenli bahçelerine,keçilerde çimeni biçiyorlar hatta çalıları bile
kemirerek yok ediyorlar.


keçi sürüsü,


benim hoşuma gidenler bu cinsler,
bunlar süt keçisiymiş ve daha bu senenin yavrularıymış
maşallah güzel büyümüşler.


yukarıdaki resimde görünen keçiler ise eti için besleniyormuş,
onlar biraz daha büyükler.



gelecek sene kısmet olursa keçi peyniri yapacağız,
keçi peyniri ve sütü bilindiği gibi balın yanında 
çok faydalı bir ürün.


hava şartlarımız bazen soğuk ve nemli,
bazende güneşli ama yinede soğuk olduğundan
kışlık kıyafetlerimizi giyiyoruz.

Pencereden dışarı baktığımda gök kuşağını gördüm
hemen o anı fotoya almak istedim.


soğuklardan donmayan fazelya çiçeklerine arılar 
az da olsa ziyaret ediyorlar.


arılar çok çabuk hareket ettiklerinden 
foto tam net çekemiyor,


miktarları şu an için çok az ama baharda sarı 
bir örtü gibi doğayı kaplıyor karahindibalar.


kovanlarımın önünde çıkmış bir karahindiba çiçeği,


mutlu arılar ve mutlu arıcı :)


kahvaltıda mutlaka tavsiye ederim,
içi beyaz peynir ile doldurulmuş mini dolma biberler
hakiki zeytin yağında marine edilmiş hali böyle.



mini dolma biberler,acı değiller.


şimdi tam zamanı karnıbaharın,
kurduğum karnıbahar turşusunu resimleyemedim,
bitince ama seneler önce paylaştığım yapım aşamasını tekrarlıyacağım inşallah :)

Turşu çeşitinin en çabuk olanı olduğundan Lezzetli
ve katkısız olduğundan çok doğal ve sağlıklı.

Tekrar görüşmek üzere hoşcakalın dostlarım,
resimleri devamlı kendim çektiğim için
kilo aldığımıda görememişim
seneye inşallah mutlaka biraz kilo 
vermem gerek.

Selamlar Saygılar.





4 Kasım 2012 Pazar

Yakın mesafeden kovan yerini değiştirme yöntemi...


Selam arı dostları,
Yılın sonuna doğru ilerliyoruz çok şükür ve mevsim durumuna ve zamanına göre meyve tüketmeye çalışıyoruz,şu konserve katkılarından bıkmış durumdayım,sanırım benim gibi düşünen çok kişi var.

Gıda ürünlerinden ne elimize alırsak alalım içinde bir sürü
Gıda katkı maddeleri ile karşılaşıyoruz yani E harfi ile adlandırılmış
maddeler.


E harfi ve üç sayıdan oluşan bu kodları benim gibi bir çoğumuz
bilmiyor ama bilmek gerekir diye düşünüyorum.

Yediğimiz bu ürünlerin toksik etkileri insan vücudunda ne gibi
etkiler yapıyor ve etkileri hemen çıkmıyorsa gelecek nesil için büyük bir tehlike oluştuyormu iyi bilmek gerekir.

Bu konu tabiki arıcılık hakkında açılmış bir blogda tartışılacak
bir konu değil ama en azından uyarmak için bunları yazmam
gerekiyordu.

Resimdeki hurmaları marketden satın aldım yani bahçemde
üretmedim ama çok isterdim bahçemden kendi hurmalarımı kendim toplamayı çok isterdim.

Resimdeki hurmaları elma soyar gibi soyuyoruz ve dilimlere keserek tüketiyoruz tadı çok tadlı ve ağzımızı buruşturmuyor,
bazı hurmalar ise kaşıklık olduğu zaman tüketiliyor ve
olgun olmadığı zaman ağzınızı buruşturuyor ve boğazınızda
kalabiliyor aman dikkat ediniz.




haberimin başlığında belirttiğim gibi kovanlarımızı yakın mesafeden
yerini değiştireceğimiz zaman kovanları eski usül uzaklara götürüp
tekrar  yakınlarda ve istediğiniz bir yere koymanıza gerek yok,
daha kolayı var.

Dün akşam uyguladığım yakın mesafe kovan yerini değiştirme yöntemini sizler ile tekrar paylaşmak istedim,sanırım bir kaç yıl önce bu yöntemi sizler ile paylaşmıştım ve çok başarılı olduğunu
arıcı dostlarımdan olumlu tecrübelerini öğrenmiş oldum.





dün akşam havanın kararmasına yakın bir saatte arılığıma gittim,
bütün kolonilerin arıları kovanlarına girmiş olması gerektiğinden
arılığa geç vakitlerde gidilmesi tavsiye edilir.

Daha sonra kovanların girişleri kapatıldı Apimaye kovanlarımda
kapakları sadece yukarı doğru kapattım çok pratik oldu
diyebilirim.

Arılarımı 500 metre yakınlarda bir bahçeye arabam ile taşıdım
sehbalarını kurdum ve kovanları sehbanın üstüne yerleştirdim.

Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi kovan girişlerini aynı akşam vakti açarak hemen çam pürüzleri ile arıların kovandan zor çıkmalarını sağladım.

Bu işlemi yapar iken hava baya kararmıştı,ertesi gün ne olacağını anlatayım.


Normal şartlarda, 
arılar kovanlarından dışarıya çıkar iken
arkalarına bakmadan çıkarlar çünkü arılar ilk tarlacı olduklarında
yönlerini kovana doğru yönelterek kovanın koordinatlarını
yani kovanlarının yerini hafızalarına alırlar ve uçuş dairelerini
büyülterek kovanlarından uzaklaşırlar.

Kovan yerini hafızalarına aldıklarında bu durumu her seferinde
tekrarlamazlar ve nektar,su polen ihtiyaçlarını kovanlarından hızlı bir şekilde uçarak doğaya dağılırlar.

Doğada arılar hiç bir şeyi sebebsiz yapmıyorlar,
bu yüzden doğadaki arıların yaşam ortamını biraz araştırdığımızda
bu uyguladığımız yöntemin arılar da çok doğal bir davranış olduğunu görebiliriz.

Oyuk ağaç gövdesine sığınan bal arısı kolonisi 
gövdenin yerden beş metre yukarısında bulunan bir giriş var
ve bu girişi arılar hafızalarına almışlar.

Kötü hava şartlarından dolayı ağaç fırtınada devriliyor ve
yana doğru yıkılıyor şimdi arıların yuvaları
başka bir yerde yani 5 metre uzaklıkta ve yuvalarının
girişi yere yıkılan ağaçın dalları ile kapanmış.

Arılar doğal olarak bu durumu aynı körük verdiğimizde dumana karşı bir şey yapamadıklarını anladıkları gibi fırtınada yuvalarının
girişi ve güneşe olan pozisyonu değiştiğini genlerinde olduğundan 
yuvalarından çıkar iken hemen anlıyorlar.

Yıkılan ağaçın gövdesinde bulunan yuvadaki giriş güneşe olan pozisyonu değiştiğinden arılar tekrar yavru uçuşu gibi daireler çizerek uçuyorlar ve yeni giriş koordinatlarını hafızalarına 
alıyorlar.

Bu yöntemde önemli olan arıların kovandan çıkar iken güneşi direk görmemeleri gerekiyor ve kovan girişinden çıkarlar iken zor çıkmaları gerekiyor yani dalların üstünden tırmanarak çıkmaları gerekiyor,böylelikle bazı şeylerin değiştiğini eskisi gibi olmadığını
arılar anlamalı ve bilmeleri gerekiyor.

Bu yöntem ile kısa mesafede kovan yerini değiştirebilirsiniz,
mesafe ne olursa olsun bu yöntem oluyor bu yüzden
kendi uygulamamı sizler ile tekrar paylaşmak istedim.


resimli anlatım taraftarıyım her zaman,
uzun yazıları
bende sevmiyorum :)

Çam dalları bir veya iki gün sonra kovan girişinden alınabilir yada
rüzgarda kendiliğinden uçabilirler devamlı durmasına gerek kalmıyor.

Kısa mesafe kovan yerini değiştirme yöntemi inşallah
işinize yarar,uzak yerlere götürüp tekrar geri getirmenize gerek kalmıyor böylelikle ama anlattığım gibi yapılması tabiki şart.


Bugün arıların durduğu eski yerinide kontrol ettim geri gelmeler
olmuş mu diye,gördüğüm kadarıyla eski yerlerinde 20 adet kadar arı belkide yoktu eski yerlerinde,onlarda sanırım geçe kovanlarına dönemeyen ve dışarıda geçeleyen arılardı.

Kış gelmeden arılarınızı rahatsız edebilecek bir ortam var ise
bu yöntem ile yakın mesafede kovan yerini değiştirebilirsiniz.

Kolay gelsin,

Selamlar.